Meme Kanserinde dengeli Beslenmenin Önemi - Haber, Güncel Haberler, Sondakika Haberler,Habermedya.com.tr\'de ®

Meme Kanserinde dengeli Beslenmenin Önemi

Meme kanseri dahil tüm kanserlerde muhakkak beslenme ana nedenlerden biridir.
Bu haber 463 kere okunmuş.16 Mart 2016, Çarşamba - 20:22

. Kanser birçok nedene bağlı ortaya çıkan çağımızda sık görülen bir hastalıktır. Beslenme alışkanlıklarımız yanlış ise, zararlı besinleri tüketiyorsak vücudumuzda serbest oksijen radikalleri denilen bazı yan ürünler ortaya çıkar ve bu radikaller zamanla  DNA yapısında bozulmaya yol açarlar.

 

Elbette bu içerikteki besinler tüketmemelidir. Fakat tüm bu zararlı bileşiklerle savaşan ve besinlerin içerisinde bulunan antioksidanlar yararlı bileşiklerdir. Günümüzde de genç kalma, anti age gibi kelimelerle birlikte anılan antioksidanlar kanserden korunmada büyük öneme sahiptir.

 

Besinleri hazırlarken kansere neden olmayın !

Besinler pişirilirken yapılarında ortaya çıkan değişiklikler kansere neden olabilmektedir.

 

Nitrit ve nitratlar !  Besinlerin tütsülenmesi, tuzlanması gibi işlemler ve nitrit- nitrat gibi maddelerin katılması ile besinlerde güçlü karsinojen etki göstermektedirler.

Besinlerin aşırı saflaştırılması, kanserden koruyan lifli kısmın yok olmasına neden olmaktadır. Örneğin buğdayın rafine edilişi ve unun değersiz kısmının kalışı, yarardan çok zararlı bir etki göstermektedir.

Hatalı pişirme yöntemleri, özellikle kızartma, mangal,barbekü gibi yöntemler besinlerde karsinojen  maddelerin oluşmasına neden olur. Sebzelerin aşırı sıcaklıkta uzun süre pişirilmesi yararlı mineral ve vitaminlerin kaybıyla sonuçlanmaktadır.

Sebzeleri ve meyveleri  doğradıktan sonra uzun süre bekletmek  çok yararlı olan C – A ve B vitaminlerinin kaybına neden olmaktadır.

MEME KANSERİ OLAN ANNE VE SAĞLIKLI KIZI

Eğer bir anneyseniz ve kızınız var ise, çocuğunuzun beslenme alışkanlıkları büyük önem taşımaktadır. Çocuğunuzun fastfood gibi yağda kızartılmış besinler tüketmesine izin vermeyin, onu yönlendirin. Çünkü bu tür gıdalar patates kızartmaları vb. yüksek sıcaklıkta ve en önemlisi defalarca aynı yağ içersin de kızartılmaktadır. Böylece ortaya bazı zararlı kansorejen maddeler çıkmaktadır. Meme kanseri riski taşıyan yani ailede olan bir bireyin beslenme alışkanlıkları büyük önem taşır. Şekerli gıdalar, kola vb. Asitli ürünler, katkı maddesi olan market gıdaları riski artıracaktır.

 

 Şişmanlık ve kanserin arasındaki bağ ciddi tehlike arz etmektedir. Günümüzde beslenme bozuklukları çağın hastalığı obezite ile ortaya büyük bir sorun olarak çıkmaktadır. Şişmanlarda kanser görülme oranı zayıflara göre daha yüksektir. Özellikle meme kanserinde ciddi bir nedendir. Yağlı besinlerin çok fazla alımı kanserinde risk oranının artmasına neden olur.

 

Şeker kanserin arkadaşı gibidir, bu hastalık şekeri yani sofranızda bulunan basit şekeri çok sever. Çocuğunuzdan ve kendi yaşamınızdan şekeri uzak tutun. Şeker ve şekerden yapılmış tüm gıdalar kanseri tetikler, ve kanserli hücreyi besler. Bununla ilgili bilimsel bir kanıt yoktur fakat, şişmanlık kanser oluşumunu tetiklediği için önerilmez. Beyaz un da şeker gibi sakıncalı görülen ve tüketilmesi asla önerilmeyen bir guruptur. Beyaz un yerine çok tahıllı, çavdarlı Ya da tam buğday unundan olan ekmekleri, makarnaları tercih edin.

 

Yine ailenizde meme kanseri varsa özellikle tüketmeniz gereken 2 besin vardır ki, bu besinler meme kanserinden sizi koruyacaktır. Üzerinde yapılan insan çalışması bulunmamaktadır fakat hayvan deneylerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Soya yağı ve keten tohumu meme kanserinden korunmada özellikle fibrokistik memelerde kullanımı şiddetle önerilen iki besindir. Keten tohumu hem  antiöstrojenikhemde hafif antioksidan etkisiyle meme kanserini önlemede önerilmektedir. Önemli nokta meme kanseri olmuş kişide keten tohumu ve soya yağı önerilmemektedir.

 

Kafeinli gıdalar kahve gibi meme kanserinde önerilmeyen, yasaklanan ürünlerdendir. Memede fibrokisti olan kişilerde kafein ve çikolata fibrokistlerin çoğalmasına neden olabilmektedir.

 

Protein alımı iki türlü olmaktadır, hayvansal kaynaklı ve bitkisel kaynaklı. Hayvansal kaynaklı beslenen ülkelerde bitkisel kaynaklı protein tüketen ülkelere nazaran kanser oranı daha düşüktür. Meme kanserinde de tüm kanserlerde olduğu gibi kırmızı et tüketimini haftada 2 gün ile sınırlamaktayız. Balık ve tavuk tüketimi önerilmektedir. Bitkisel kaynaklı protein gurubunda özellikle kuru baklagiller çok büyük önem taşır. Haftada 2-3 kez bezelye, kuru fasulye ,nohut ve mercimek tüketilmelidir.

 

Süt ve yoğurt özellikle meme kanserinde önem taşıyan iki besin türüdür. Fakat çok yararlı olan süt meme kanserinde önerilmez, meme kanseri olmuş bir kişide süt tüketimi yerine yoğurt tüketimini arttırması sağlanmaktadır. Elbette yoğurtun kalitesi çok önemlidir. Yararlı olan probiyotikler alabilmek için yoğurdunuzu evinizde mayalayın ve bu işlemi yaptığınız sütün günlük süt olmasına özen gösterin. Yoğurt yüksek oranda kalsiyum ihtiva etmektedir, kalsiyum meme kanserinde olumlu etkiye sahiptir. Günde en az 2 su bardağı tüketilmesi önerilmektedir.

 

Folik asit alımı meme kanserinden korunmada önemli rol oynamaktadır. Birçok sebzede, meyvede kuru baklagillerde, peynirde ve tahıllarda bol miktarda bulunan folik asit kan hücrelerinin gelişimde önemli rol oynamaktadır. Kanser riskini azaltan folik asit en çok yeşil yapraklı sebzelerde, turunçgillerde – portakal mandalina vb. bol bulunmaktadır. Her gün mutlaka 2 adet portakal tüketin, semizotu, brokoli,marul vb. sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin.

 

Yeşil çay günümüzde yaygın olarak tüketilen mucize bir bitkidir. Etkisi polifenollerinden kaynaklanmaktadır. Yapılan çalışmalarda meme kanserinde yeşil çayın riski azaltığı görülmüştür. Güçlü antioksidan etkiye de sahip olan yeşil çayı günde en az 4 fincan tüketmeye özen gösterin.

 

Soğan ve sarımsak yemeklerimizden eksik olmayan mucizevi iki besindir. Yüksek oranda selenyum ihtiva ederler. Selenyum mineralı serbest radikaller adı verilen zararlı karsinojen maddeleri nötrölize eden bir mineraldir. Bazı hayvan deneylerinde birçok kanser türünde olduğu gibi meme kanserinde de selenyumun ciddi olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Her yemeğinize bol sağan ve sarımsak eklemeniz büyük oranda riski azaltacaktır.

 

Limon içeriğindeki ellagic asit nedeniyle meme kanserinde koruyucu, hastalığın ilerlemesinde durdurucu etkiye sahip olduğu bazı hayvan çalışmalarında görülmüştür. Limonu sadece salatalarınıza katmayıp, kabuğuyla yemeye çalışın. Bahsettiğimiz bu etken madde sadece limonda değil özellikle yüksek oranda böğürtlen yapraklarında da bulunmaktadır. Limon kabukları ve böğürtlen yapraklarından yapacağınız bir bitki çayı hem keyifle içmenize hemde sizi meme kanserinden korumaya yardımcı olacaktır.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 1 = ?

 
En Son Haberler
Çok OkunanlarBugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.